HIKEM-I ATAIYYE DEN

32. Her masiyet, gaflet ve şehvetin aslı, nefsi görmektir. Her taat, huzur ve iffetin aslı ise, nefsi beğenmemektir.

 Açıklama: Nefsinden razı olan, ahvalini güzel görür. Nefsini beğenmeyen ise ona kötü gözle bakar ve ayıplarını araştırır. O halde mürid nefsini devamlı itham etmeli, onun hiçbir halini hoş görmemeli ve içinde gizlenmiş olan kötülükleri araştırmalıdır.

Yusuf (a.s) dahi peygamber olduğu halde,

“Ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis elbette kötülüğü emredicidir” (Yûsuf 12/53). dediği halde akıllı bir kişinin nefsinden razı olması nasıl doğru olabilir?

 Serî es-Sakatî (k.s) der ki:

“Allah’ı tanıyan rahat yaşar. Dünyaya meyleden sıkıntı çeker. Ahmak, sabah akşam boş şeyle (ne dünya ne de âhiretine fayda sağlayacak işlerle) uğraşır. Akıllı, devamlı nefsinin ayıplarını araştırır.”

• Nefsinden razı olmayan bir cahille arkadaşlık etmen, nefsini beğenen bir âlimle arkadaşlık etmenden hayırlıdır. Nefsini beğenen âlimin ne ilmi var? Nefsini beğenmeyen cahilin ne cahilliği var?

Açıklama: Nefsini beğenmeyenle arkadaşlık sırf hayırdır. Nefsini beğenenle sohbet ise sırf serdir. Arkadaşlıkta sirayet vardır. Yani insan sohbet ettiği kişiden huy kapar.

Nefsini tanıyan Rabbini tanır. Rabbini tanıyan cahil olmaz. Allah’a (c.c) ulaştıran cehalet hakikatte ilimdir. Allah’tan uzaklaştıran ilim ise ilim değil, aslında cehalettir. Çünkü ilimden maksat Hakk’ı bilmektir. Nefsini görüp Haktan uzaklaşanın ne ilmi vardır?

 

ATAULLAH ISKENDERI K.S

HIKEM-I ATAIYYE

  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !